jump to navigation

Navigasyonun rakibi muhabbet kültürü May 18, 2009

Posted by Bahadir Sahin in Haber (News), Turkce.
Tags: , , ,
trackback


Yön bulma cihazlarında dünya lideri Garmin’in Türkiye Temsilcisi Baytekin, Türklerin ‘cam açıp yol sorma kültürü’ nedeniyle pazarı büyütmede sorun yaşadıklarını yine de Türkiye’nin yükselen trende ayak uyduracağını savundu.

Dünyanın en büyük araç navigasyon cihazı üreticilerinden biri olan Garmin’in Türkiye mümessili Cem Baytekin Türkiye’deki navigasyon pazarından, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu’nun da hayatını kaybettiği helikopter kazasına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Türkiye’de navigasyonun henüz patlama yapmadığına dikkat çeken Baytekin, şu anda en dikkat çekici müşterilerinin yabancılar, konsolosluk çalışanları, ünlü futbolcular ve sanatçılar olduğunu, yabancı ve kurumsal şirketlerin dışında Türkiye’de kurumsal bazda bu cihazların öneminin hala tam olarak anlaşılamadığını söylüyor.

108 bin taksiye navigasyon şartı
Türk insanının muhabbet kültürünü navigasyon pazarının büyümesinin önündeki önemli engellerden biri olarak gören Baytekin, bu cihazı satmak için görüşme yapılan şirketteki yetkilinin “Ya ne gerek var, ben camı açar sorarım” dediğini anlatıyor. Fakat navigasyonun öyle ya da böyle yerleşeceğini söyleyen Baytekin, özellikle ticari pazarda bunun için bir yasal zorunluluğun da kapıda olduğuna dikkat çekiyor. AB Uyum Yasaları kapsamında çıkarılan ve halen Meclis Komisyonu’nda bulunan Karayolları Trafik Kanunu’na göre Türkiye genelinde 90 bin, İstanbul’da ise 18 bin ticari taksi bu yıl sonuna kadar navigasyon cihazı kullanmak zorunda kalacak. Bu da tüm Türkiye için en az 54 milyon liralık bir pazar anlamına geliyor. Baytekin, seçimlerden sonra hemen bu yasanın çıkmasını beklediklerini fakat yasanın hala komisyonda olduğunu hatırlatarak “Bu yıl içerisinde yasanın çıkmasını bekliyoruz” diyor.

Dünya pazarında yılda aşağı yukarı 60-70 milyon, Avrupa’da 10 milyon cihaz satılırken Türkiye’de henüz bu rakamlar geçen yıl için 20-22 bin civarında bulunuyor. Navigasyon cihazlarının Türkiye’de yaygınlaşmasının kaçınılmazlığına ilişkin bir de anekdot anlatıyor Baytekin: “İngiliz menşeli bir dergide bir haber vardı. Bir navigasyon cihazlı araçla bir taksi şoförünü iki nokta arasında yarıştırıyorlar. Taksi şoförü 10 dakika daha önce gidiyor tabi. Çünkü taksi şoförü kısa yolları biliyor. Nerde trafik olduğunu biliyor. Ayrıca orada bir taksi sürücüsü lisansı alabilmeniz için iki yıl eğitimden geçiyorsunuz. Ona rağmen oralarda her araçta neredeyse navigasyon cihazı var. Geçenlerde bir turist evine gidecek. Sordum Sultanahmet’e gideceklermiş. Taksiyle gitmelerini söyledim. Taksi çevirdik. Turist taksiciye yolu tarif etmemizi rica etti. Tarif ettik ve dolaştırmadan götürmesini de rica ettik. Gündüz vakti taksi şoförü açık açık ‘Tamam, dolaştırmam ama gece tarifesi açarım’ dedi. İşte bu nedenle Türkiye’de navigasyonun yaygınlaşması kaçınılmaz.”

Denizcilikte sıçrama bize yarıyor
Sadece karayollarında değil alternatif pazarlarda da navigasyon pazarında önemli gelişmeler yaşanıyor. Denizcilik sektöründe büyük bir sıçrama olduğunun altını çizen Baytekin “Yaz sektörüne hizmet veriyoruz. O segment de Türkiye’de hızlı büyüyor. Çok fazla imalat var. Bu ürünlerdeki satışlar bizim için de hızlanmaya başladı. Orada çok ciddi pazar payımız var. Onların katma değeri çok daha yüksek. Denizdeki adam ucuz malı almaz hiçbir zaman. Çünkü can sözkonusu. Bu yüzden o segmentte Çin markası yok. Normalde 4 milyon doları bulan Türk navigasyon pazarından para kazanamıyoruz. Fakat denizcilik gibi diğer segmentlerde 2 milyon lira gibi bir ciroya ulaştık ve orada para da kazanıyoruz.”

Yazıcıoğlu: Olayda çok handikap var
Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasıyla ilgili “O helikopterde navigasyon cihazı ya yoktu, ya da bozuktu. Buradan çıkan sonuç bu. Eğer çalışıyor olsaydı en azından donarak ölenler, ölmezdi. Nokta tespitiyle anında müdahale yapılabilirdi. Helikopterde öncelikle navigasyon cihazının olması artı ELT denilen cihazın da bulunması gerekiyordu. Düşünce kırılan bir şeyse bu cihaz o zaman oraya koymanın anlamı ne, düşünce bozulacak birşeyse. Artık yeni nesil cep telefonlarının birçoğuna navigasyon cihazı monte halde geliyor. Gazeteci arkadaş aradığında o cep telefonunun yeri de uydudan nokta tespitiyle bulunabilirdi. O noktada bir sürü handikaplar var” dedi.

Comments»

No comments yet — be the first.

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: